Düşünceleriniz

Dimağınızda yer bulan düşünce, fikir, benzetme,eleştiri,bilgi ve bakış açılarınıza açığım..

25 Mayıs 2017 Perşembe

Bilinç ve Altı..





Gündelik hayatımızda ve tüm yaşantımıza baktığımızda
Bana göre bazen korkmak gerekir. Çünkü korkarsan ;Bir şeyi yapma ihtimalin,
Yaptıktan sonra düzeltme ihtimalinden daha yüksektir.

Yani ihtimaller değilde tedbir olarak alınan önlemdir bahsettiğim korku.
Risk almak tabi ki gereklidir bazen fakat hesapsız yada düşünülmeden yapıldığında ortaya çıkan sonuç,
Tedbir alınmadan, düşünülmeden (korkmadan) yapılan sonuçtan daha az zararlı çıkartır. Kötünün iyisi diyebiliriz.

Her bireyin kendi içinde istemli yada istemsiz oluşturduğu bir korku birde risk alma duvarları (prensipleri) tavır yada yaklaşımları vardır.
Kimi zaman tecrübeyle kimi zaman bilgiyle kimi zaman duygusal(hisler) doğrultusunda cereyan eder.



Bilinç çok pencereli bir oda der isek
Bilinçaltına perdeli perdesiz pencere,
 demek pekala mantıklı değil mi sizce?







Bilinci, bilinç altından neden ayırır yada farklı tuttuğumuza gelince;
Karşımıza: Düşünce / Zamanlama / Hisler (duygular) ve tabi Kader(yazgı) çıkar.

Doğru söylemler yada doğru olduğuna inandığımız fikirler bazen bilinç altına bastırılan, olmuş yada olamamış şeylerden etkilenip, bizi asıl olmamız yapmamız gerekenlerden uzaklaştırır.






Örneğin; X kişisi Y kişisini seviyor.
X kişisinin karakteri ve kişiliğine uygun olmasının
yanı sıra birde duygusal bir his beslemesi
Y kişisini ona doğru bir seçenek olduğuna ikna eden bilinç,
bilinç altı ise bir istemli bir de istemsiz bilgi hafızalar
Y kişisinin fiziği/karakteri/düşüncesi/irade ve hisleri hakkında
Fakat mevzu bahis ayrılık veya
 değişime bağlı kopmalar( ki alışkanlık ve bağımlılıktan kaynaklanır çoğu zaman)
kişiler uzaklaştığı zaman

Bilinç bir süre bunu kişiye hazmettirmek yada yüzleşmek
Kabullenmek veya yetinmek gibi olgularla zamanın da yardımıyla bitti kelimesine alışmasını sağlar.

Bilinç altı ise X kişisinde Y kişisi hakkında birtakım bellekte yer edindirdiği soru/sorun yada düşünceyi A kişisinde aramaya bulmaya ve hatta aynılaştırmaya çalışır. Belki karakter/ düşünce ve fizik olarak kolaydır ama
Hisler/Duygular tam anlamıyla hüsrana sürükler.
X in kendine ve düşüncelerine olan itikadı ve bağlılığı söz konusu inandığı şeylerde şüpheye sevk eder. X artık Y kişisini bundan sonraki A, B, C... Kişilerine de maal eder ve sürekli Y den çıkan sonucu onlara ve ne yazık ki o kişilerin hislerine ithal eder. İthal diyorum çünkü imal etmek için şüphesiz olmak gerek.







X artık kendiyle yüzleşip
 Kader kısmına yada ne yaptım/yapmadım da
bunlar oldu evresine geçmediği sürece
 dünleri tüm bugünlerine yansıtacaktır.

Yarınlar için sağlam kalan tek şey Umut etmektir. Böylece hayatına risk almadan devam edecektir.
Risk diyorum çünkü korkuyu tedbirden ayırmış olması X kişisine
Y yaptıysa A da yapar B neden yapmasın C bitecek sonuçta gibi yaşamdan habersiz kılan Kurgulara meyletmesini sağlar.

Şüphe ve kuruntu insani diri tutan ve aynı zamanda kendi içinde eriten bir oluşumdur. Takıntı - saplantı- kaç kovala yada tam tersi boş ver - hepsi aynı gibi yaşantısına yön veren icatlar çıkarır.

Y yüzünden sonraki gelecek olan tüm A, B, C... kişilerini yargılamayın. Değiştirme yada benzetmeye çalışmayın.


Kendinizi bulun ve saati
 ters yönde döndürmeye çalışmayı bırakın.
Belki serbest bırakmak sizin sıranıza
 daha çabuk ulaşmanızı sağlar

Dipnot: Sadece alarm kurup yatmak
yerine kalmak için de niyet edin.




                                         
                                                                                                           ^ Serkan.yyk ^

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder