Şimdi bir ev düşünün.Evin her odası kendine has uslüp ve düzen içinde dayalı döşeli ve dizayn edilmiştir.Kullanım şekline göre bir sistem üzerine planlanıp inşa edilmiştir bunda hemfikiriz
Şimdi O evi Dünya'ya benzetin;
!-Misal Mutfağı; ortak kullanım alanı olan Çevremiz, Sokaklar, Şehirler ve Arabalar olarak,
!-Oturma odasını ise iş yerlerimiz,dükkanlarımız daha çok kişisel kullanım alanları değil de belirli durumlarda kullandığımız yerler olarak,
!-Wc/Banyoyu ise, Alış veriş mağazaları ve Marketler olarak ihtiyaç anında gidilen yerler
!-Yatak odanızı, Camiler,okullar,Kütüphaneler olarak yani aslında en huzur ve mutlu olunan yerler olarak hayal edin.
!-Koridor / Salonu ise Yollar ve Köprüler olarak düşünün
!-Balkonu ise Deniz ve Hava Taşıtları olarak
!-Son olarak Çocuk odasını kendi Dünya'nız gibi yani Benzettiğiniz Ev olarak düşünün.
Bunlar hiç birbirinden ayrılabilir mi ?
Ayrılırsa Ev olur mu ?
Biz insanlar bu sistemi çözemediğimiz için sürekli evin şeklini boyutunu hatta yerini değiştirerek bir düzen kurmaya çalışan canlılarız.
Ve sorun şu ki Bu benzetmede Biz insanlar Evin ( Dünya'nın) için de bile değiliz. Ahiretiz biz, ahiretteniz.

Bu yüzden planlar-hesaplar-hayaller Dünya ile sınırlı kalır ve biz oraya uydurmaya çalışırken, aslolan Ahiret'i unutur ve sisteme karşı hep yenik başlarız.
Sonuçlar bazen, arada bağlantı kuran ölüm gibi küçük sonlarla yada
kazalar ve yaralanmalar gibi küçük sonları hatırlatan olaylar olduğu zaman aklımıza gelir.
Ya sağlımız gitmiştir.
Ya bedenimiz
Her iki yolda da dünyalık bir şey kaybetmişizdir.
Bu bize Ahiret'i hatırlatmaya bir süre yeter.
Ya sonra; >>>


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder