Biz henüz Yağmur'un kim olduğunu bilmiyorduk. Rüzgar ise bize sırf onu anlatırken ya da söz konusu Aşk olduğu zaman eskisi gibi yakın durur ve güler yüzlü olması,
artık Rüzgar bize güvenmiyor mu dedirtmeye, içimiz de o şüphe tohumlarını yeşertmeye başlamıştı.
( Keşke söylemese keşke hep saklasaydı nerden bilebilirdik ki
/ çok sonra birşey öğrendim.
"İyi bir şey olduğunda içinde tut
Birini seversen içinde tut
Güzel bir yer mi gördün saklı tut
Biri seni mi seviyor ikiniz bilin
Çünkü insanlar güzel şeyleri mahvedebilir.")
O gün herkesin normal olduğu ama Rüzgar için, herşeyin kötü gitmeye başladığı gün
Rüzgar yanımıza geldi normal de maç yapmamız gerekirken o gün
Top kenarda duruyor biz oynamaya başladık.
( Kimimiz sevinçten
kimimiz haince planların aklına gelişinden
kimimiz de her şeyden habersiz ortama ayak uyduran cinsten.)
Rüzgar'ın ilk maç yapmadığı günün üzerinden 1 ay geçmişti.
Kendi ve benim katkılarım sayesinde
( ki ona yaptığım kötü yardımlardan olabilir )
Arkadaşların ondan şüpheyle bakması ve anlamlandıramaması üzerine bir konuşma yapmaya karar vermişti. Yine mahalle arkadaşlarıyla topladığımız Mekan adını verdiğimiz yere gelip sohbete başladık. Önce ben ortamı biraz sakinleştirdikten sonra,
Rüzgar başladı,
o gün ve sonrasını kendi açısından anlatmaya,
1 ay önce sana da bahsettiğim o Mavi gözlü prenses artık benim hayata farklı gözle bakma sebebim oldu. İsteyerek de olmadı. Olması gerekiyordu oldu.Maçları kaçırmalarım, sizinle takılmamalarım, eskisi gibi olmamalar hepsi bu yüzden. Ben artık eskisi gibi olamam. Neşeli hallerimin gelir kaynağı artık O,
Sizi seviyorum evet oyunlar da oynar sohbet de ederiz fakat herşeyin fazlasını vaktin de çoğunu O'na ayırmam gerek, bunlar hep elimde değil ve ben artık ben değilim. Rüzgar artık bir Fırtınanın peşinde. Çünkü ben O mavi gözlüye Aşık oldum.
En son cümle özetlemişti aslında konuşmayı
Ben aşık oldum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder