Düşündüm de eskisi gibi olmayan bir zaman diliminin, sanki figüran oyuncularıyız.
Ne her bölüm görünür nede göründüğümüz de dikkate alınırız.
Figüranız dedik ya illa birileri başrol olmalı.
Mesela bu film de Sizsiniz başrol.
Ben gibiler de Sizler gibilerinin aman bir şey olmasın aman düşmesin aman dikkat edin dedikleri bölümlere hunharca konulan kırılması önemsiz vazo gibi birer figüranlarınız.
İlk sahne;
Deklanşör öyle bir patlar ki sahneye çıkan Yıldız'ımıza sanki gökten Nur inmiş havası katıyordu.Bizler o sıra kalabalığın dağılmasını fırsat bilen işçi konseyiyle ve henüz farkına bile varamayan bölümler de olan biteni seyredenlerle çay içiyorduk.
Çay bizim en lüks aktivitemiz idi.
Zira başrol oyuncularını bile imrendirirdi çünkü onlar bizim odalarımıza hiç gelmezlerdi. İsterlerdi de Yönetmen ve bir takım prosedür izin vermezdi. Onlar da ayak üstü sallama Çay ile geçiştirirler. Bizim demleme Çayı da iç çekerek hayal ederlerdi. Ya da bizi kandırıyorlardı bilemeyiz ki iyi oyuncu bunlar.
Akşama ilk sahnenin kutlama yemeği var ayak takımı hariç herkes davetli evet evet ayak takımı dedikleri biz- onlar- şunlar. Sizin dışınızda kalan herkes onlar için ayak takımıydı.
Kaldı ki bir figüran ile başrol aynı masada olur mu şaşılacak iş bu bizimki de laf işte.
Neyse hazır onlar da yok ben size
İlk sahneyi anlatayım ister misiniz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder