Ruhani ve nefsani olmak üzere iki ayrılır.
Araştırılmış bir bilgiyi size nakletmeyi düşünmüyorum. Zira bunun için Kur-an ve google yeterli bilgiye sahip. Ben daha çok kendi içimde oluşan veya başıma gelenleri ele almayı düşünüyorum.
Misal bir iş yapıyoruz diyelim ve bu işe başlamadan önce oluşan his ve duygular ne hikmet ise işi yapma esnasında sekteye uğrar ve genelde düşünce olarak o işten soğur yada ertelemeye alırız ben o konuya deyinmeyi düşünüyorum. Düşünüyorum diyorum çünkü yazmak yada kaleme alma fikride bir düşünceden meydana geldi.
O işi yaparken sıkılır yada bunalıma girdiğimizde aklımıza getirdiğimiz vazgeçme olayı ve senaryoları nefsten,
sabredip sebatla devam etmek ruhani bir düşüncesidir.
Bu esnada sorular çok önemlidir misal vazgeçmek istiyor muyum derseniz vazgeçmeyi bir seçenek yapmış oluruz.
Ama
bitirmem gerek neden başladım der isek o zaman doğru soruyu sormuş oluruz.
Sorular genelde cevapların aksine başka düşüncelere de gebe kalma durumunu alır. O yüzden kendimizi ikna ettiğimiz şeylerin hayırlı olanları bilmek avantaj sağlar.
Bu yüzden bahane olarak bir düşünceye sığınmak yerine
niyet olarak bir fikre koyulmak mutlak sonuca giden bir yoldur.
O an ruh hali psikolojik bir etkende sağlar
aynı zaman da işi de amacından uzaklaştırabilir.
Niyet burada değişimi etkiler.
Farkın dalık ve bilinç altından gelen
nefsani hisleri kulak ardı edebilmek için
doğru bir iş doğru bir işleyiş ve hayırlı bir amacın olması gerekir.
İç sesler kendimizden geldiğini sandığımız bir takım düşünce değildir.
Yaratılışımızın getirdiği bir histir.
Neden yapıyoruz aman boş ver ler farkında olduğumuz halde işten alı koyan şeyler bunun bilincinde olmadığımızı gösterir.
Yapmak istiyorum başarabilirim sonuca ulaşmam gerek, ulaşmak için uğraş vermeliyim gibi telkinler vermez isek kendimize daha ilk dakikadan kaybetmeyi göze aldığımızı gösterir. Ki bilinç bundan nem alır büyür ve sanki istemiyormuş, gerek yokmuş sonra da yapabilirsin gibi kendimizi, kendimize karşı bir ikileme ve kolaya kaçmaya yol aldırır.
Halbuki kolay olmadığını bilmek veya başarmak için uğraş vermek gerektiğini bilen biz, yine kendimizden sandığımız nefsi istek ve seslere bu şekilde karşılık vermiş olmuyor muyuz ?
Demem o ki kardeşlerim. Vazgeçtiğimiz yada yarı da bıraktığımız şeyler de
Uğraştığımız yada tamamladığımız her şey aslında niyetimizde gizlenen birer emaredir.
Hayırlı bir niyetle hayırlı olan bir iş asla yarım kalmaz ve ona nefsten gelen iç ses ve düşünceler müdahale edemez.
Biz istersek bunu başımızdan sağa bilir bertaraf edebiliriz. İrade bunun için bize bahşedildi.
Zaten ölmek için yaşadığımız dünya da bu sayede anlam kazanır .
İradesine yenilip yarıda bırakanlar
İradesine sahip çıkıp sonuca ulaşanlar.
İç ses yada dış etkenler hepsi iradeye uğramadan sonuca gidemez.
İyi veya kötü her şey irademizin eseridir.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder