Gitmeyi kafaya koyup, koyduğun için kendine kızıp, kızdığın için kırılıp, kırıklarından başını kaldırıp baktığınız oldu mu hiç?
Benim olmadı. Olsaydı nasıl olurdu diye düşündüğüm gün;
Seni yazmaya karar verdim.
Sen, içimde yaşayan bir his düşünce hatta duygunun tercümesi
Sen, kalp atışlarının değişime uğramasında ki başrol kahramanı
Sen, sana bakıp ta göremedikleri eşsiz güzelliklerin tek bir bedende toplanmasının görülesi mabedi
Sen, uzak diyarlardan gelen yankılı seslerin ezgisi
Sen, vitrin camlarına konulan mankenlerin piri
Sen, doyulmaz özlemlerin esiri
Sen, vurdumduymazlık simsali
Sen, görüp görülebilecek en derin sevdaların Leyla'sı
Sen, kaderin bi yazgısı, yargının infaz levhası
Sen, sevmelerin şaşalı melodisi
Sen, en önemlisi de artık sensiz bir daha böyle atmayacak kalbin pusulasısın artık.
Bu kadar Sen varken susmak, Mecnun olmaksa;
Meczubum yaradılışına.
Ve başımı kaldırıp Mevla'ya edilecek en güzel duanın
İsme bürünmüş halisin.
Kırıklar, canımı yakmasın diye hepsine gülüşünü resmettim. Baktıkça doyamıyorum eserlerine.
En güzel sanatım içimdeki
Sen adlı 'Yalnızlık'.
Kiralık yada satılık olmayan.
"Serkan.yyk "



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder